Çalışan Anne Hayatın İçinden

Yeni Başlangıçlara…

Yaklaşık bir ay kadar önce işten ayrılmamla birlikte benim için yeni bir dönem başlamış oldu. 4 yıldır sürdürdüğüm “çalışan anne” rolüm de bitmiş oldu. Uzun zamandır böyle olmasını istiyordum ama oluş şeklinin aniliği dolayısıyla içimde bir boşluk hissi de olmadı değil. Aslında henüz ev kadını olduğumu idrak edecek kadar evde kalamadım. İşten ayrıldığım sırada uzun zamandır planladığımız tatilin vakti gelmişti. Tatil dönüşü önce İpek hastalandı, orta kulak iltihabı yüzünden 3 gece feci ağrısı oldu, ateşi tavan yaptı yavrumun. Sonra okula başladı, aynı hafta bir de boya-badana işine giriştik. Bir hafta da öyle geçti. Sonra ben küçük bir rahatsızlık atlattım derken işten ayrılalı bir ay geçmiş gitmiş ama ben ancak idrak etmeye başlamışım artık çalışmadığımı.

derenden_com_calismayan_anne

Bu bir ay en çok İpek’e yaradı aslında. Hem benimle daha çok vakit geçirmesinin hem de okula başlamasının da etkisiyle davranışları değişti. Mesela eskiden ancak 21.00’den sonra birlikte vakit geçirebildiğimiz için yatması 23.00’ü bulurdu. Uykudan gözleri kapansa bile uyumamak için direnirdi. Uykusu olduğu için mızmızlanır, her şeyi ağlayarak ister ama uyumak istemezdi. Çünkü günde 2 saat gördüğü anne-babasıyla daha çok vakit geçirmek istiyordu sanırım. Şimdi sadece okulda olduğu sürede ayrı olduğumuz ve onu okula ben bırakıp aldığım için bol bol vaktimiz oluyor. Okulda uyumadığı için yorgun geliyor ve 21.15’te kendi isteğiyle yatıyor.

Eskiden dişlerini fırçalamasını, ellerini yıkamasını onlarca kez tekrarlatırdı, şimdi eve girer girmez ben söylemeden ellerini yıkıyor, dişlerini fırçalamadan yatağa girmiyor. Ben unutursam o hatırlatıyor. Mızmızlanma sayısı ve süresi azaldı. Bu davranışlarında yeni okulu ve öğretmeninin etkisi çok büyük farkındayım. Ama özellikle son bir haftadır çalışmamanın getirdiği yavaşlık sayesinde daha az bağıran hatta neredeyse bağırmayan bir anne oluşumun da etkilediği  kesin. Çalışırken insan mecburen daha aceleci oluyor. Yetişmem gereken bir sürü şey varken, ben yavaşlayamayacağım için, İpek’i hızlandırmaya çalışıyordum. İpek’in bundan iyi etkilenmediğini bildiğim halde elimden başka türlüsü gelmiyordu. Tabi yavaşlayıp kendime dönüp bakmamda etkili olan Pınar Mermer’in “Yavaş Ebeveynlik” kitabını tatile götürmekle kendime ne büyük iyilik yapmışım meğer.

Yeniden çalışmaya başlamak da istiyorum bir taraftan ama bu güzelliğin tadını da biraz sürsem diyorum. Şu anda tek hayalim evden sürdürebileceğim şekilde çalışmaya devam etmek. Gerçi ben ne istersem isteyeyim ne de olsa “kul kurar, kader gülermiş”. Son 2 ayda yaşadıklarım bu sözü defalarca kez kanıtladı. Ve bundan sonra kaderin getirdiği her şerrin aslında bir hayır barındırdığına inanarak hareket ediyorum. Ne diyelim herkesin hakkında hayırlısı…

1 Yorum

Yorum Bırak