İpek Büyürken

Tırnak Yeme

İpek böceğim, kardeşi olacağını öğrendikten bir süre sonra kendi bebekliğini sorgulamaya başladı. “Ben de senin sütünü mü içiyordum, ben de kucağında mı uyuyordum, biberonum var mıydı, ben de konuşamıyor muydum, ben de emzik emiyor muydum…” derken bir baktım ki oyuncak bebeklerinin emziklerini ağzına sokmaya, oyuncak biberonlardan süt içmek istemeye başladı. Sadece bir kez o emzik ve biberonların oyuncak bebekler için yapıldığını, üzerindeki boyaların zarar verebileceğini söyledim. Kendisine uygun olmayan bir emziği ağzında tutarsa dişlerinin bozulabileceğini anlattım. Aynı harekete devam etti, bu sefer görmezlikten gelmeye çalıştım. Yine de durum ilerledi ve parmağını emmeye başladı. Bu sefer de parmağını ağzına soktuğu için elindeki mikropların midesine gittiğini ve onu hasta edebileceğini anlattım. Maalesef bu da pek etkili olmadı parmağını emerken iyice yumuşayan tırnaklarını kemirmeye başladığını fark ettim. Tırnak yemenin de kötülüklerinden bahsettik ama nafile oldu. Acı oje sürmekle tehdit ettim. Korktu ama yine devam etti. Ben de okulun son günü bir kez daha okul psikoloğumuz Deniz Hanım’a durumu anlattım, akıl sordum. Acı ojenin pek işe yaramadığını, çocukların bir şekilde onu soyarak tırnak yemeye devam ettiklerini söyledi. Onun yerine “hadi ellerimize bakım yapalım” görüntüsü altında krem, oje vs. sürerek tırnaklarının alacağı yeni ve güzel görünümü bozmamaya özendirmemi önerdi. Bu arada evde ya da yakın çevrede tırnak yiyen birileri varsa önce bu rol modelleri ortadan kaldırmak gerekiyormuş. Özellikle anne-baba, kardeş ya da sürekli görüştüğü bir arkadaşı vs. tırnak yiyorsa çocuk da bunu görerek tırnak yemeye başlayabilirmiş.

İpek zaten oje sürmeyi hep çok ister ama ben izin vermediğim için oje süreceğim diye tutturmazdı. Hatta ojeli küçük kızlar görünce “ne kadar kötü di mi annecim” der ama içi giderdi kendisi yapamıyor diye halinden anlıyordum. Sadece bir kaç kez evdeyken sürmesine izin verdim. Bir iki saat elinde kalması bile onu havalara uçurmuştu. Deniz Hanım’ın söylediği gibi ona güzel haberi verdim. Ellerimize bakım yapacağımızı, oje süreceğimizi ama bozulmaması için yememek gerektiğini anlattım kısaca. Havaya uçtu. Hemen benim ojelerimden sevdiği renkleri onun için ayırdık. Ertesi gün de markete girdiğimizde onun seçtiği renkte birkaç oje daha aldık. İçinde aseton, pamuk ve ojeler olan İpek’e özel bir çanta hazırladık. Çok hoşuna gitti. Kendi başına sürmeye ve canı sıkılınca çıkarmaya başladı.

tirnak_yeme_oje

Sonuç; oje sürmeye başladıktan sonra bir daha tırnak yemedi. Ben de 5 haftanın üzerine sonunda iki gün önce tırnaklarını keserek düzeltebileceğim kadar uzadığını fark ettim. Önce çok dipten olmadan, beyaz kısmı biraz görünecek uzunlukta tırnaklarını düzelttikten sonra, katman katman ayrılan tırnakları biraz güçlensin diye besleyici olan ama renksiz bir oje sürdüm. Bu da çok hoşuna gitti. Artık renkli oje lafı bile etmiyor. Tırnak da yemiyor. Yani  ikisinden de kurtulduk sanırım. Bundan sonra ara sıra oje sürmesine izin vereceğim.

Bizim uyguladığımız yöntem kız çocukları için ideal ama tırnak yiyen erkek çocukları için ne yapılabilir bilmiyorum. Siz de tecrübelerinizi yorumlarda paylaşırsanız sevinirim.

5 yorum

  • İyi cözüm bulmuşsunuz. Alışkanlık haline gelmeden çözmek en iyisi bu tür durumlarda. Kardeş geleceğini öğrenen çocuklarda böyle ufak tefek sıkıntılar olabiliyormuş diye duyuyorum. İnşallah hiç yaşamazsınız ya da en kolay şekilde atlatırsınız.

Yorum Bırak