Faydalı Bilgiler İpek Büyürken

Okul Seçimi Yaparken…

Uzun zamandır gündemimin bir numaralı konusu İpek’in okulu. Seneye hangi anaokuluna gitmeli? İlkokulda devlet okulu mu özel okul mu tercih edilmeli? Özel okula göndermeye karar verirsek en iyi alt yapıyı nasıl bir anaokulu sağlar? Mevcut sistemin devlet okullarına getirisi/götürüsü nasıl oldu? Hangi özel okul daha iyi?.. gibi gibi bir çok soru var bu aralar kafamda.

Önümüzdeki yıl için anaokulu görüşmeleri yaptığım, kafamın iyice çorba olduğu bir dönemde Fikirdenk imdadıma yetişti ve benim gibi okul konusunda milyon tane sorusu olan bir grup anneyi Eğitim Danışmanı ve Eğitimpedia sitesinin kurucusu Ali Koç ile buluşturdu. Buluşmamızın ev sahibi de Renan Tavukçuoğlu’nun kurucusu olduğu Tavsiye Evi‘ydi. Tavsiye evi her gittiğimde bende arkadaşıma gitmiş hissi uyandırıyor. Rahat koltukları, güzel ikramları çok sıcak geliyor bana.

İpek bir ara rahatlık dozajının sınırlarını zorladı :)

İpek bir ara rahatlık dozajının sınırlarını zorladı 🙂

Neyse konumuza geri dönelim. Ali Koç, okul kararı döneminde yol gösterecek pek çok önemli bilgiyi bizimle paylaştı. Ama daha konuşmanın başında “ya yanlış karar verirsem” kaygımızın epey yüksek olduğunu fark edince “Yanlış okul seçmek dünyanın sonu degil, korkmayın!” dedi. Aslında okul seçiminden daha kritik olan şey hayatını seçmek. Yani yaşadığımız mahallede/sitede arkadaşı var mı, oynayacağı alan var mı? Yoksa eve hapsolmuş, daha çok anne-babasıyla vakit geçirmek zorunda olan, sadece okul arkadaşları olan, evdeki boş vakitlerini tablet, bilgisayar vs. başında geçiren bir çocuğumuz mu var? Bir çocuk için asıl büyük travma, onu oyundan koparmak! Çocuğun elinden tutup oyun grubuna götürmektense, arkadaş edinip oyun oynayabileceği bir yerde yaşamak daha önemli. Hayat kalitesiyle ilgili parametrelerden sadece bir tanesi okul ama biz yeni nesil ebeveynler bunu ilk sıraya koyuyoruz.

Ali Bey haklıydı tabii ki ama yine de insan elinden gelenin en iyisini vermek istiyor evladına. O yüzden Ali Koç’la sohbetimiz güzel bir yol gösterici oldu bize. Uzuuun bir yazı sizi bekliyor yine. Aslında okuyanı sıkmamak için ikiye bölmeyi düşündüm ama konu bölünmesin diye tek yazıda toplamaya karar verdim.

Devlet okulu mu özel okul mu?

Bu soru benim için önemliydi çünkü yakın zamana kadar eşim de ben de kızımızın devlet okuluna gitmesini istiyorduk. Ama sonra evimizin yakınlarında doğru düzgün bir devlet okulu olmadığını fark ettik. Şu anda ikimizde özel okul konusunda yumuşamış durumdayız. Vakti geldiğinde mevcut duruma göre karar vereceğiz. Malum bizim sistemler bugünden yarına değişebiliyor.

Peki devlet okulu mu, özel okul mu kararı verirken hangi kriterlere dikkat etmeliyiz?

Ali Koç’un söylediklerine göre aslında özel okullar da, devlet okulları da içerik olarak aynı konuları işliyorlar. Aradaki fark hangi araçlarla işledikleri, nasıl bir tesisleri olduğu, resim, müzik, spora verdikleri önem ve bu doğrultudaki aktiviteleri, temizliği… Bir de tabii ki yabancı dil faktörü var. Çocuğunuz için iyi eğitim veren bir devlet okulu arıyorsanız öncelikle oturduğunuz semt önemli. Maalesef İstanbul’da devlet okulları da bulundukları semtlerle paralel olarak iyi ya da kötü oluyor.

Öncelikle evinize yakın iyi bir devlet okulu olup olmadığını araştırmak gerekli. Eğer varsa bu sefer de “iyi öğretmen”i bulmanız çocuğunuz ve sizin için mühim! Bu bilgiyi kimden alacağım diye düşünüyorsanız Ali Bey’in önerisi çocuk parkları! Çocuklarını parka getiren diğer ebeveynlerle (daha çok anneler olacaktır) okul sohbeti açmak önemli bir bilgi kaynağı.

Ayrıca benim de kişisel tecrübelerim şöyle;

  • Önce ilgilendiğiniz okulu gezin, okul müdürüyle görüşün. Fiziksel koşulları ve müdürün anlattıkları sizin için uygunsa bu sefer komşularınız arasında çocuğunu gönderen biri var mı yok mu araştırın. Varsa onların görüşlerini almayı ihmal etmeyin
  • Oturduğunuz mahalleden ya da siteden hangi okulların servislerinin öğrenci aldığını gözlemleyin. O servise çocuğu binen komşularınızın kapılarını tıklayıp biraz sohbet edin.
  • Annelerin birarada olduğu çeşitli google grupları, facebook toplulukları var. Onlara üye olarak, diğer üyelerin çocuklarını hangi okullara gönderdiğini, memnun olup olmadıklarını öğrenin.
  • Tüm arkadaşlarınızla fikir alışverişinde bulunun. Çocuksuz olanlarla bile…

Diyelim ki sizin için en doğru devlet okulunu ve öğretmeni buldunuz, bu sefer de diğer velilerle aynı profilde olup olmadığınız konusu ortaya çıkıyor. “Banane diğer velilerden, ben çocuğumun öğrendiklerine bakarım” derseniz büyük yanılgıya düşebilirsiniz. Çünkü diğer anne babalar sizden çok farklı bir pencereden bakıyorlarsa bu durum sizi büyük ihtimalle kısa süre sonra rahatsız edecektir.  Hatta çocuğunuz bile bu durumdan mutsuz olabilir.

okul karari3

Çocuğumuzu özel okula göndereceksek neye dikkat etmeliyiz?

Aslında bir özel okulun fiziksel koşullarını değil eğitim felsefesini satıyor olması makbuldür. Yurtdışındaki örnekler de bu şekilde işlermiş zaten. Ama ülkemizde “kampüs okul” olarak adlandırılan pek çok özel okulda öğretmenlerin gelişimi, eğitim sistemi, felsefesi yerine havuzu, konferans salonu, kafeteryasının şıklığı gibi konular daha önemli diyor Ali Koç. Oysa Amerika’da özel okulların uygulamasına göre; bir okul aldığı paranın %70’ini çocuğa harcamalı.

Devlet okulu ya da özel okul fark etmez, görüşmeye gittiğinizde şu soruları sormaktan çekinmeyin:

Ders dışı etkinlik var mı? Varsa hangi alanlarda? Çocuğun gelişimi için ders dışı etkinlikler çok değerli.

Özel öğrenciler (Otizmli, engelli, üstün yetenekli vs.) için neler yapılıyor? Bir sınıfta ne kadar çeşitli çocuk olursa, sınıfın tamamının gelişimi de o kadar iyi olur. Özel gelişime sahip çocuklarla bir arada olmak, hem özel hem de normal gelişim gösteren çocuklar için bulunmaz nimettir. Özel çocuğa ayrılan zaman aslında diğer çocuklardan çalınmış değil tam tersine normal gelişen çocukların bir çok yetisinin ortaya çıkmasına, örneğin empati kurabilmesine ortam sağlar.

Öğretmenleri kaç yıldır o okulda?  Tercih ettiğiniz öğretmen okula ne zaman atandı? Sene sonu gitme ihtimali var mı? Öğretmenin nerede oturduğu bile önemli. Çok uzakta oturuyor ve evini okula yakın bir yere taşımıyorsa, bu her an gitmeye hazır olduğunu bile gösterebilir.

Öğretmenin tecrübesi? İlkokula başlayacak çocuk için seçilecek öğretmen, mutlaka daha önce ilkokul birinci sınıfı okutmuş olmalıdır.

Çocuğunuzu tanıyor musunuz? Çocuğunuzun özelliklerini iyi tanıyıp (olmasını istediğiniz çocuğa değil, sizin olan çocuğa) uygun okul seçimi yapılmalı. Çocuğumuzla ve kendimizle barışık olup, çocuk neyse onu görmek lazım. Olduğundan zeki ya da yetenekli göstermek, sadece çocuğun hayatını zorlaştıracaktır.

Peki çocuğumuzun yeteneğini nasıl ortaya çıkartacağız?

Ali Koç diyor ki; bir sınıfın içinde her zeka seviyesinde ve farklı fiziksel özellikte çocuk olmalı. Böylece birbirlerine farklı bakış açıları katabilirler. Özel yetenekleri başka bir sınıfta toplamak çocuk için sıkıntı yaratabilir. Özel yetenekli ya da üstün zekalı çocuklar için yapılması gereken, ‘bu konuyu öğrendi, şimdi başka konuya geçelim’ demek yerine herkesten önce öğrendiği konuda biraz daha derinlemesine bilgi vermek olmalı.

Çocuğun özel bir yeteneği varsa, örneğin resim gibi, mutlaka onu sürekli yaparak başkaları tarafından bu yeteneğin fark edilmesini sağlar. Deha denilen seviyenin bir toplumda %2 seviyesinde olduğunu düşünürsek her çocuğun küçük birer dahi olamayacağının farkında olmalıyız. Evet Z kuşağı çocukları çok zekiler ama belki de kendilerine sunulanı geri veriyorlardır.

Ali Koç gelişmiş ülkelerde temel eğitimde özel yeteneklerin ayrıştırılmadığını söylüyor.
IQ ce EQ testleri sonucu sınıf atlatılan çocuklarda sonraki dönemde psikolojik sıkıntılar oluşabiliyor. Özellikle kız öğrenciler bu durumdan daha çok etkilenirmiş.

Anaokuluna başlangıçtan, lise mezuniyetine kadar aynı okul mu?

Yine Ali Bey’in görüşüne göre, bir çocuğun hayatı bir öğretmene ve bir okula endekslenemeyecek kadar kıymetlidir. Bu noktada bir çoğumuzun kafasının karışacağını biliyorum. Çünkü özel okulu tercih eden anne-babalar genellikle ilkokul ve sonrasında devam etmesini istedikleri eğitim kurumunun anaokulundan başlatmak istiyorlar. Oysaki çocuğun farklı sistemlere uyum sağlaması, ortam değiştirmesi de gelişim açısından önemliymiş. Ayrıca 12 yıl boyunca aynı adrese gidip gelmek sıkıcı olurmuş. Bunun anaokulundan başladığını düşünürsek 13-14 yıl aynı okul gerçekten de sıkıntı verebilir çocuğa.

Önce çocuğa uygun ilkokulu seçmek, ortaokul dönemi geldiğinde iste gittiği okulun ortaokulunu alternatifler arasına almak ancak başka okulları da değerlendirmeye dahil etmek gerekirmiş. Belki çocuğunuz ilkokul sonrası farklı gereksinimlere sahip olacak, belki tamamen akademik kariyere yöneltilmesi daha iyi olacak, belki de sanatsal faaliyetleriyle ağır basan bir okulda mutlu olacak. Kısacası kendinizi “aynı okul” diye koşullandırmayın. Çocuğunuza ve günün getirdiklerine göre vakti geldiğinde karar verin.

Okul değiştirme kararını kolay vermeyin!

Çocuğunuz engelle karşılaşır karşılaşmaz sıkıntıyı bertaraf etmek araya girmeniz çocuk için kaçış alanı açmak demektir. Çocuk adına çözdüğümüz her sorunda onun sorun çözme becerisinden bir şeyler öldürüyoruz. “Helikopter aile olmak” aslında pek iyi degil.
Biz yeni nesil anne-babalarin kaygıları çocuklarımızın kendine güvenlerini kimi zaman kırabiliyor. Çocuğun okulda yaşadığı sorunlara, arkadaşlarıyla olan tartışmalarına anında müdahale yerine biraz durup beklemekte, çocuğun kendini, yaptıklarını, söylediklerini sorgulamasını sağlayacak şekilde yönlendirmekte fayda var.

Ali Koç’la sohbetimizde benim aldığım notlar bu kadar. Aslında kendisine İstanbul’daki bazı özel okullar hakkında ne düşündüğünü de sorduk ve fikirlerini bizimle paylaştı. Etik olarak onları burada yazmam doğru olmaz. Ama çok yakında Eğitimpedia‘da İstanbul okullarının kritiği yapılacakmış. Takibe almanızda fayda var. Sohbete katılan diğer annelerin sosyal medya paylaşımlarını #okulkararı hashtag’inden takip edebilirsiniz.

Ayrıca bu sohbetle ilgili başka bloggerların yazılarını şu linklerden okuyabilirsiniz.

Duygu Karataş,
Esra Ertuğrul,
Müge Demirözü,
Sena Baran,
Şafak Karadeniz
Tavsiye Evi

Tüm ebeveynlerin çocuğu için en uygun okulu bulması dileğiyle… 🙂

Fotoğraf dorikus.com'dan alınmıştır.

Fotoğraf dorikus.com’dan alınmıştır.

1 Yorum

Yorum Bırak