İpek Büyürken

İpek’in Hayal Gücü

Son zamanlarda sana bir haller oldu bebeğim. Etraftaki nesneleri, desenleri, başka bir şeylere benzetme yeteneğini geliştirdin sanırım. Bir de evimizde hayali arkadaşların ve hayvanların oluşmaya başladı. Önce biraz tuhaf gelse de, biraz araştırınca sakıncası olmadığını, hatta hayali arkadaşların çocuğun gelişimi için önemli olduğunu, hayali arkadaşı olan çocukların zeki, yaratıcı ve hayal güçlerinin gelişmiş olduğunu öğrendim. Tabii ki her durumda bu böyle değilmiş. Bir çocuğun hayali arkadaşından başka arkadaşı yoksa ya da yeni arkadaş edinmeyi reddediyorsa bir uzmana danışmak gerekirmiş. Neyse ki sende böyle bir durum olmadığı için hayali arkadaşlarının başımızın üzerinde yeri var 🙂

Bu durum evin odalarından birinin tavanından içeri sızan kar suyu izlerini zürafaya benzetmenle başladı. Önce korktun o zürafadan. “Anne oyda biy züyafa var, beni yemek istiyo” diyordun. Ben de doğru mu yaptım yanlış mı bilmiyorum ama “orada bir zürafa yok” demek yerine, “seni yemek istediğinden emin misin tatlım, belki oyun oynuyordur, tekrar bak” diyordum. Bir iki sefer sonra “Evet, haklısın anne” dedin ve zürafanın top oynadığını söylemeye başladın. Bazen yavru zürafa yaptın, bazen sütünü içtiğini söyledin. Sanırım tavanı boyattığımızda zürafa kaybolacağı için sana önceden açıklama yapmamız gerekecek 🙂

Bizim odadaki zürafa tavandaki yerinde hayatını sürdürürken birden senin odanda maymunlar türedi.

– Anneeeee odamda biy maymun vay. Bana bakıyo, korkuyoyum ondan.

– Öylemi tatlım, maymunun senin odanda ne işi varmış ki. Maymunlar ormanda yaşar. İstersen odandaki maymunu da ormana gönderelim.

– Eveeeet….

Beraberce maymunun elinden tuttuk, sokak kapısını açtık, maymuna ormana gidebileceğini, evinin orası olduğunu, herkesin evinde mutlu olduğunu söyledik. Hoşçakaaaaal dedik ve kapıyı kapattık. Tam salona giderken bir maymun daha var dedin. Aynı seramoniyi yaptık. Tam oturacakken “ama bi tane daha vaaaay” dedin. Onu da uğurladık. Bitti mi diye sorduğumda “bi tane de yavyu maymun kaldı” dedin. “E onu da kendin gönderiver, bunu yapmak için bana ihtiyacın yok” deyip oturdum valla yerime.

IMG_5477 kopya Beni asıl şok eden pazar sabahı Gülçin Teyzen’le gittiğimiz kahvaltıda sepetten aldığın ekmeği 6’ya benzetmen oldu.

– Anne baaaak, altı! Gülçin sen de dokuj yapsanaaa…

Ekmeğin altıya benzediğini fark etmen yetmedi, çevirince dokuz olacağının da farkında olduğunu görmüş olduk.

Ertesi sabah mutfakta eşyalarının olduğu dolabın aşağıya doğru açılan kapağını açtın, karşısına geçtin, baktın baktın sonrada,

– Anne bak bilgisayay oldu dedin.

 

IMG_5487 kopyaSanırım bunlar normal tepkiler. Ama senden yavaş yavaş böyle zeka pırıltıları görüyor olmak babanı da beni de çok şaşırtıyor ve güldürüyor. Böyle devam et kuzum, biz çok sevdik bu halini.

Yorum Bırak