Hayatın İçinden

İpek 1 yaşında!

Kuzum, bebeğim, meleğim, canımın parçası, aşkımın meyvesi, dombili ayaklım, ceylan gözlüm, mis kokulum, bi’ tanem, herşeyim, minik sevgilim… koskoca bir yıldır bizimlesin. Baban ve ben bu bir yılın nasıl geçtiğini anlamadık. Sen geldiğinden beri hayatımız daha hızlı akmaya başladı sanki. Babanla konuştuğumuzda doğumun daha dünmüş gibi geliyor bize. Oysa büyüdün, son sürat büyümeye de devam ediyorsun. Hatta “bebek” sıfatını kenara bırakmak üzeresin. “çocuk” olma yolunda yürümeye başladın. Daha doğrusu şimdilik bu yolda “tay tay” duruyorsun 🙂

Seninle birlikte biz de büyüdük. Acemi anne-babalığımızı üzerimizden atmaya başladık. Her gün yeni bir şeyler öğrendik-öğreniyoruz. Mesela dünyada çocuk sevgisinden daha büyük sevgi olmadığını öğrendik. Daha sabırlı olmayı öğrendik. Uykusuzluğa dayanmayı öğrendik (aslında bunu daha çok ben öğrendim :)). Senin kahkahanı duymak için maymunluk yapmayı öğrendik. Neyse ki sürekli gülmeye hazır olduğun için kahkaha atman zor olmuyor. Zor olsaydı da fark etmezdi çünkü maymunluk yapmaktan zevk almayı da öğrendik.

Anneannem yani senin büyük annen teyzenle beni “evimin neşeleri bunlar” diye sever. Bunu duyduğumda hoşuma gitse de sen hayatımıza gelene kadar ne demek olduğunu idrak edememişim. Şimdi sen de bizim evimizin neşesisin. Senden önce nasıl bir hayatımız olduğunu düşünüyoruz bazen. Ama artık sensiz bir hayat düşünemiyoruz.

İyi ki bizim hayatımıza geldin bebeğim, iyi ki bizi seçtin. Hep sağlıklı ol. Hep şimdiki gibi güler yüzlü ol.

İyi ki doğdun peri kızım…

Peki neler yapabildiğini, bir ayda nasıl büyüyüp geliştiğini öğrenmek ister misin? 🙂

  • Boyun 77 cm, kilon 10,100 oldu.
  • Ahşap puzzle’ının balıklarını yerlerine koymaya çalışıyorsun. Biraz daha uğraşsan tutturacaksın sanki.
  • Kutulara bayılıyorsun. Özellikle içlerine bir şeyleri doldurmaya ve sonra içinden almaya… Kapaklarını kapatıp açmak senin için büyük eğlence 🙂
  • Ufak ufak ilk arabanı itelemeye başladın. Biraz destekle olsa da onunla birlikte yürüyebiliyorsun.
  • Müzikle birlikte dans etmeye başlıyorsun. Daha çok totonu sallıyorsun aslında.
  • Oyuncaklarının burunlarını gösterebiliyorsun ama göz, kulak, dudak vs. hala piyasada yok.
  • Kaşık ve çatalı gün geçtikçe daha iyi kullanıyorsun.
  • Çok kısa 1-2 saniyeliğine ayakta durabiliyorsun.
  • Işık hızıyla emekliyorsun. 7 aylıkken tutunarak kalkabilen bir bebek olarak, biz senin erken yürümeni beklerken hala adımlarını göremediğimize şaşırıyoruz.
  • Rahat rahat oturup kalkabiliyorsun. Çömelebiliyorsun ya da oyuncağını almak için eğilebiliyorsun. Parmak ucunda durmayı da seviyorsun.
  • Yerde gördüğün küçük şeyleri bazen elinle değil, dilinle almayı tercih ediyorsun. (Böylece hijyen kavramımızı da yerle bir etmiş oldun).
  • Elindekini ver dediğimizde veriyorsun. Elindeki topu bize atabiliyorsun.
  • Yeni yeni mimikler öğrendin. Kaşlarını kaldırabiliyorsun.
  • Bizim hoşlanmadığımızı bir şey yapacaksan, yere tabak atmak, sehpanın örtüsünü çekmek ya da prizle oynamak gibi, önce gözümüze bakıyorsun, sonra yavaş yavaş icraata geçiyorsun. Hayır ya da olmaz kelimesi bazen etkili oluyor bazen de tınlamıyorsun bile.
  • Yabancılardan hiç korkmuyorsun. Sana gülerek yaklaşan herkesin kucağına gidiyorsun. Dışarda tanımadığımız insanlar seni almak istediklerinde “ucaktan güler ama kucağınıza alınca yaygarayı basar” yalanını uyduruyoruz. Yoksa garson, tezgahtar kimi görsen atlıyorsun.
  • Yoğurdu severek yemeye başladın. Buna çok seviniyorum.
  • Balık yemiyorsun. Denemeye devam edeceğim. Elbet bir gün onu da seversin diye umuyorum.
  • Sana mümkün olduğu kadar çok çeşitli yemek vermeye çalışıyorum. Bazılarını seviyorsun, bazılarını yemiyorsun. Ama ne olursa olsun hayır demediğin yiyeceklerin başında mercimek çorbası var. İçine her tür sebzeyi dolduruyorum ben de. Semizotu, ıspanak, kabak, kereviz en radikalleri. Hiç fark etmiyor, keyifle yiyorsun. Baban bu sebzeli çorbalara bozuluyor ama olsun. Sen vitaminleri al, babanın gönlünü başka çorbalarla alırız.
  • Elinle yiyebildiğin her şeyden hoşlanıyorsun. En son mısır ve erik denedim. Çok hoşuna gitti.
  • Artık inek sütüne de başlayacağız. Bakalım sevecek misin?
  • Hala senin için ofiste süt sağıyorum. Ben işte olduğum sürece en az 150 ml süt içiyorsun. Bu durum beni artık yormaya başladı bebeğim. Ama senin kendi kendine bırakmanı istiyorum. Ben kesersem vicdan azabı peşimi bırakmayacak gibi geliyor.
  • Uykuların düzene girdi. Günde iki kez uyuyorsun. Biri 11.00, diğeri de 16.00 civarı. Gece uykunun saati gittikçe ilerliyor. İyi ihtimalle 22.00’de uyuyorsun. Bazen 23.00’e kadar cin gibi oturuyorsun bizimle.
  • Yürümek gibi konuşma konusunda da tahminimizden geç kaldın. Henüz net ve bilinçli söylenmiş kelimeler duyamadık ağzından. Ama olsun, geç olsun güç olmasın 🙂
  • 1 yaş aşılarını da oldun: Zatürre ve KKK (kızamık-kızamıkçık-kabakulak). Bu sefer daha cesurdun, ağlaman 6. ay aşılarına kıyasla daha kısa sürdü.

Seni çok seviyoruz bi’tanem…

 

 

Yorum Bırak