Hamile Halleri

İki Hamilelik Arasındaki Farklar

Hep derlerdi iki hamilelik birbirinden farklı olur diye. Haklılarmış. İlk hamileliğimle ikincisi arasında bir çok fark yaşıyorum. Bir kısmı yaştan olabilir gibi geliyor. Ne de olsa 6 yıl var arada. İlk hamileliğimde 30’lu yaşlarımın başındaydım, şimdi sonunda. Belki cinsiyet farkının da etkisi vardır, bilmiyorum.

İlk hamileliğimde neredeyse hiç mide bulantım olmamıştı. Her zamanki gibi otobüse biner işe gider gelirdim. Yanımda tedbir olarak naneli şeker ve çubuk kraker taşırdım ama ihtiyacım olduğu için değil canım istediği için tüketirdim. Hiç aş ermedim diyebilirim. Sırf hamileliğin şanındandır diye bir kez eşimden kışın ortasında karpuz istemiştim, o da bulup getirmişti sağ olsun. Ömrümde yediğim en lezzetsiz ve en pahalı karpuzdu kendisi :). İkinci hamileliğimde 14. haftaya kadar mide bulantısı beni tüketti. O kadar kötüydü ki yemek yiyemedim, mutfağa girmek istemedim. Buzdolabının kapısını açmaya tiksiniyordum. Zar zor yaptığım yemeği piştiği anda biraz yiyebiliyordum, dolaba girdi mi bir daha yiyemiyordum. En çok hamur işi gıdalar yiyebiliyordum. Bir de soğuk yemekler. Yoğurt, soğuk meyveler, zeytinyağlı yemekler benim için idealdi. Karbonhidrat oranım tavan yapmıştır eminim. İlk 3 ayda sanırım kilolarca patates yedim, hala da yiyorum. 14. haftadan itibaren artık her şeyi yiyebilir hale geldim çok şükür. Ciddi ciddi aş erdim. Özellikle turşuya. Bi de bir gün canım kavun istemişti, eşim yine buldu getirdi. Tesadüfen öyle lezzetliydi ki iki akşamda koca kavunu bitirdim.

İlk hamilelikte midemi bulandıran hiç bir şey olmamıştı. İkinci hamilelikte her türlü koku beni rahatsız etti. Parfüm sıkamaz oldum, eşimin sıkması da sıkıntı oldu. Dişlerimi fırçalarken bile midem bulanıyordu. Bu sıkıntılarım da 13. hafta civarı geçti.

İlk hamileliğimde pek ağrım olduğunu hatırlamıyorum. Bu sefer 20. hafta civarında sağ kalçamda ciddi bir ağrı başladı. Doktorum magnezyum takviyesi verdi ama ağrı tamamen geçmiyor maalesef.

İki hamileliğimde de aynı olan tek şey migren ağrılarımın kaybolmasıydı sanırım. Benim hormonlar migrene karşı belli ki. Doğum sonrası tekrar gelecekler biliyorum ama olsun, migrensiz koca bir yıl geçiriyorum.

İlk hamileliğimde daha çok kendimi dinliyordum, daha dikkat ediyordum. Bu sefer duruma alışkanlıktan galiba, hamile gibi davranmıyorum pek.

Kızımı beklerken alışveriş yapma isteğim tavan yapmıştı. Bir an önce odası olsun, pusetini alalım, kıyafetlerini tamamlayalım diye düşünüyordum. Şimdi nasıl olsa alınır diye büyük bir rehavet içindeyim. Belki gerekecek malzemelerin çoğu evde olduğu için, belki de ilk 3-4 ay body, bebek bezi ve küçük bir beşik dışında pek bir şeye ihtiyacım olmadığını bildiğim içindir.

Kızım doğmadan önce özel malzemeler hazırlamıştım. Mesela siyah beyaz renkte yüz ifadeleri alt değiştirme masasının yanında dururdu. Çünkü bebeklerin uzunca bir süre siyah/beyaz renkleri daha iyi algıladığını öğrenmiştim. İpek’te altını değiştirirken bu ifadeleri dikkatle seyrediyordu gerçekten. İpek’e Afrika ninnilerinden klasik müziğe kadar bir çok özel melodi dinletirdim. Bu sefer ne özel bir hazırlık, ne müzik dinletme… Arabada İpek’in sevdiği şarkıları ya da haber kanalının yayınını dinliyor zavallı oğlum.

İpek’in ismi daha hamile kaldığımda belliydi. Çünkü kendimi bildim bileli bir kızım olursa adı İpek olacak derdim. Hamileliğim sırasında başka isimler de düşündük ama İpek’i geçebilen bir isim bulamadık. Eşim de kırmadı beni ve kısa bir süre için başka isimler üzerinde düşünsek de sonunda İpek olmasına karar verdik. Oğlum için hala bir isim bulamadık. An itibariyle 28 haftalık oldu.

İpek karnımdayken onunla konuşmaya çalışırdım. Şimdi ise bebeğim en çok ablasının sesini duyuyor sanırım.

İpek’te doğal doğum konusuna takılmıştım. Sonra sezaryene mecbur kalınca yaşadığım üzüntüyü yıllarca üzerimden atamadım. Bu sefer tuhaf bir rahatlık var bu konuda bile. Doğal doğum, normal doğum fark etmez. Sağlıkla gelsin de nasıl gelirse gelsin modundayım. Hala SSVD istiyorum ama bu sefer akışına bıraktım.

Aslında bütün bu yaşadıklarım, hissettiklerim belki de daha rahat bir hamilelik geçirmemi sağlıyordur. Belki başıma gelecekleri biliyor olmak beni daha az strese sokuyordur, bilemiyorum. Tek bildiğim şu anda mutlu ve sakin bir hamilelik geçiriyor olmaktan memnunum.

Yorum Bırak