Hayatın İçinden

Çocuklu Hayata Kısa Bir Mola

An itibariyle 2 ay 13 günlük iki çocukluyum. Bu zaman boyunca iki çocukla çokça dışarı çıktım. Sadece Selim’le de gezip tozdum. Hatta en son iki gece önce kızımın okul arkadaşlarının anneleriyle gittiğimiz akşam yemeğine Selim’i de götürdüm. Evet çocukla hayata devam edebilmek güzel ama arkadaşlarla sohbetin emzirme-alt değiştirme-uyutmaya çalışma-tam uyutmuşken bir kahkaha ile uyanma ve yeniden uyutmaya çalışma dörtgeninde bolca kesilmesi insanın biraz keyfini kaçırıyor. Yanımda Selim olmadan dışarı çıkışım parmakla sayılabilecek kadar azdı. Hatta sayabilirim bile…

İlk olarak bir iki haftalıkken emzirip uyutup eşime bırakıp tek başıma markete gitmiştim. Aslında birkaç parça alacağım olmasına rağmen bir saat kadar gerekli gereksiz tüm reyonlarda gönül eğlendirmiştim. Ne iyi gelmişti haftalarca evde kaldıktan sonra dışarı çıkmak, hem de kucağımda bir bebe olmadan.

İki kez kayınvalideme bırakıp kuaföre gitmiştim. Sakın saç baş yaptırmaya sanmayın. Yüzüm gözüm toplansın diye 15 dakikalık kaş-bıyık operasyonuna gittim sadece. O da evin yan sokağına ve koşar adım yürüyerek.

Bir kez Selim’i anneme bırakıp Eminönü’ne gitmiştim. Bütün işimi koşar adımlarla halledip toplam üç saatte geri dönmüştüm.

Bir kez de evlilik yıl dönümümüzde çocukları komşumuza (Komşu deyince soğuk geldi şimdi. Can komşu diyelim) bırakıp kocamla yemeğe çıkmıştık. Evden çıkıp yemek yememiz ve geri dönmemiz toplam 1,5 saat sürmüştü.

Dün gece bir ilk oldu. Çocukların ikisini de babalarına bırakıp arkadaşlarımla kız kıza yemeğe çıktık. İpek zaten babasıyla vakit geçirmeye alışık. Babası da ona alışık tabi ama Selim’in ilk uzun bensiz kalışı olacaktı. Evden çıkmadan önce altını değiştirdim, pijamasını giydirdim, emzirdim, uyuttum. Daha önce sağdığım sütlerden iki paketi buzluktan çıkardım. Eşime nasıl ısıtacağını anlattım ve dua ederek çıktım evden. Bastırmaya çalışsam da biraz endişeliydim çünkü Selim bugün aşı olmuştu. Ateşi çıkarsa, huysuzluk yaparsa diye korktum. Eve 15 dakikalık mesafeye gidiyordum. Arıza çıkarsa o kadarcık süreyi eşim idare edebilirdi. Birkaç kez mesajlaştık. Selim hiç uyanmamıştı. Üç saat sonra eve döndüğümde hala uyuyordu. Bu sayede ben arkadaşlarımla stressiz, çok keyifli bir gece geçirdim. Sanki şarj oldum. Giyinip süslenmek bile iyi hissettirdi. Herkesin kendine ait bir zamana ihtiyacı olduğunu hatırladım. Arada çocuklu hayata mola vermek gerekiyor. Yoksa tahammülü azalıyor insanın. Bir-iki yıl önce olsa eğlenmek için evden çıktığım andan itibaren vicdanım devreye girerdi. Kendime özel zamanların beni ben yaptığını anladığımdan beri farklı düşünüyorum.

Bu vesileyle yokluğumda arıza çıkarmayan kızıma, ben gelene kadar uyanmayan oğluma, “ben çocuklara bakarım sen git” diyen eşime çooook teşekkür ederim. Sizi seviyorum. Yeni bir “çocuklu hayata mola” gecesinde buluşana dek esen kalın 🙂

cocuklu_hayata_mola

1 Yorum

Yorum Bırak