Faydalı Bilgiler Hayatın İçinden Sosyal Sorumluyum

Bir Kadın Neden SSVD İster?

SSVD_yapabiliriz

Memleketimde sezaryen oranları %50 iken pek çok kadının kendi isteğiyle sezaryen olduğunun farkındayım. Kişisel olarak doğal doğum, olmadı destekli de olsa normal doğum taraftarıyım ama bundan korkup sezaryen olmak isteyenlerin de isteklerine saygılıyım. Sonuçta beden kiminse karar onundur. Bir kadının istediği doğum şekline kimse karışmamalıdır. Ancak görüş bildirilir, tavsiye verilir. Kendi fikrini kabul ettirmeye çalışmak saygısızlıktan başka bir şey değildir.

Ben kızımı hiç istemememe rağmen sezaryenle dünyaya getirdim. Oysa daha evlenmek aklımda yokken bile birinin bebeğini sezaryenle dünyaya getirdiğini duysam üzülürdüm. Hamile bir arkadaşım bana “sezaryen istiyorum” dediğinde “neden” diye sorar en azından doğal yolu denemesi için teşvik ederdim. “Ben olsam herhangi bir sorun olmadığı sürece normal doğururdum” derdim.

Ama sıra bana geldiğinde olmadı. Takibimi yapan doktor da, fikir alalım diye gittiğimiz ikinci doktor da normal doğum olmaz dedi. Hem bebeğime hem bana dair bir sürü kötü olasılık saydılar. Ama bunların hepsi sadece olasılıktı, aslında bebeğimde ya da bende herhangi bir risk görünmüyordu. Biraz daha bekleseydik en azından doğum kendi başlardı belki. Ama söylenenler karşısında riske girmeye benim de cesaretim olmayınca ağlaya ağlaya ameliyatı kabul ettim.

Ağlıyordum çünkü bebeğimin doğal yoldan gelmesini istiyordum.

Bebeğimin doğumun mucizesinden gelen sağlığa sahip olmasını istiyordum, yararlı bakteriler metabolizmada kendiliğinden yerini bulsun ve daha sağlıklı olsun istiyordum.

Anne olmanın en büyük mucizesini yaşamak istiyordum. Çünkü kadınlığın en büyük hediyesi yavrunu içinde büyütmek ve doğurabilmek bence.

Bebeğim kendi istediği zamanda, hazır olduğunda gelsin istiyordum.

Doğar doğmaz kucağıma almak istiyordum. “Hoş geldin bebeğim, ben burdayım” demek istiyordum. Aslında eşim de yanımızda olsun, bu mucizeyi birlikte yaşayalım ve birlikte “biz burdayız” diyelim istiyordum. Gerçi eşim doğuma girmek konusunda tereddütlüydü ama olsun ben hayal etmiştim. İsteyenin bir yüzü kara ne de olsa 🙂

Ameliyat olmaktan korkuyordum. Sezaryen benim için ürkütücü bir şeydi. Onlarca normal doğum videosu seyretmiştim ve sorun yoktu ama bir tane bile sezaryen videosu seyredememiştim. Yapılacak işlemi görürsem korkularım artar diye korkmuştum.

Sezaryende anneyi kaybetme ihtimali daha yüksekti. Bebeğimi göremeden ölürsem, bana en ihtiyacı olduğu zamanda yanında olamazsam diye korkuyordum.

Epidural tutmazsa diye korkuyordum. Bebeğimi ilk gören olmak istiyordum. Ve tutmadı! Genel anestezi sebebiyle ben ayılana kadar onlarca akraba, eş dost hastanede kim varsa benim en değerlimi benden önce görmüş oldu.

Sezaryen sonrası yaşayacaklarımdan korkuyordum. Ameliyatlı bedenimle bebeğime nasıl bakacaktım… Nitekim sonraki 10 günde ancak toparlanıp rahat yürüyebilecek hale geldim. 7. gün düşen göbeği gören üçüncü kişi olabildim ancak. Çünkü hala ayakta zor durduğum için o sırada bebeğimin altını teyzesi ve halası değiştiriyordu. Emzirmek bile çok ağrılıydı. Belki de aklım kendini normal doğuma o kadar hazırlamıştı ki planda olmayan bir ameliyatı bedenime kabul ettiremediği için iyileşmem uzun sürdü.

Bunların hepsi birleşince normal doğum yapabilme ihtimali, içimde bir yerlerde soru işaretleriyle yan yana saklı kaldı.

Aslında bu sebepler bir çok kişi için, özellikle de erkekler için anlamsız takıntılar olabilir. Bir çok insan “ne fark eder, öyle ya da böyle bebeğin yanında, gerisini niye dert ediyorsun” diyebilir. Bir başkası “dua et çocuk sahibi olabildin, ya çocuğun olmasaydı” diyebilir. Ama her insanın hayatta çok önemsediği bir şey vardır ya benimki de bu işte.

Haa bu durum benim şükretmeme engel değil tabii ki. Çok şükür ki kızım sağlıkla dünyaya geldi. Benim sağlığım da yerindeydi. Çok şükür ki hizmette kusur etmeyen bir hastanede doğum yapabilecek maddi gücümüz vardı. Çok şükür ki ameliyat sonrası bana yardım edecek bir çok insan vardı. Başta annelerim… Doğumdan bu yana yaptıkları yardımın hakkını ödemem mümkün değil.

Bazen “hayırlısı böyleymiş, belki normal doğuma zorlasaydım çok kötü şeyler olacaktı” diye düşünüyorum. Ama bu şükrettiğim ya da kader-kısmete bağladığım her şey benim kafamdaki acabaları gidermiyor. Acaba başka bir doktorla daha görüşseydim her şey farklı mı olurdu. Bunu hiçbir zaman bilemeyeceğim.

İlk doğumun hayal kırıklığı nedeniyle ikinci kez hamile kalırsam SSVD olmasını istedim hep. Bunu kahraman olmak için değil, “baak gördünüz mü nasıl yaptım ama” demek için değil, sadece o anın büyüsünü yaşamak için, bebeğim de ben de doğal olanı, daha sağlıklı olanı yaşayalım diye istedim. Ameliyat olmaktan korktuğum için istedim. Doğum kendiliğinden başlasın gidişata göre normal doğum olamıyorsa yine sezaryen olsun diye düşündüm. İşte o noktada insan güveneceği doktorla yola çıkmak istiyor. Son haftaya kadar normal olacak diye kandırıp, anne adayının mecbur kalacağı noktada cayan bir doktoru hangi gebe ister?

SSVD isteyen kadın birinci derece akrabalarının, özellikle de eşinin düşünceleri önemlidir. Normal doğumun önemini kavramış eşler kadının en büyük destekçisi olur bu noktada. Zaten kadının en çok da kocasının desteğine, yardımına, anlayışına ihtiyacı vardır. Eğer bir koca, karısının bu isteğini anlıyorum deyip arkasından ama ile başlayan cümleler kuruyorsa anlamıyor demektir. O noktada kadının yükü fazlalaşır çünkü çıktığı yolda en ihtiyacı olan kişi yanında değil karşısındadır. Kocasına göre bu istek bir takıntı, bir şımarıklık, bir şükürsüzlük örneğidir büyük ihtimalle. Aslında SSVD isteyen pek çok kadının hissettikleri takıntı ve şımarıklık değildir sadece doğanın verdiği büyülü bir özelliği kullanma isteğidir ama kimi kadında takıntı da olabilir, şımarıklık da… Ne fark eder ki bir kadın kaç kez doğurabilir? Rakamları azaltalım; bir kadın kaç kez SSVD isteyebilir? Belki bir belki iki kez. Varsın hayatında bir kez bu “takıntısını” aşma ihtimali için yakaladığı şansı kullansın. No’lur ki?

Tüm hamilelere kendileri için en hayırlı doğum şeklini yaşamalarını diliyorum.

Not: Hayır! Hamile değilim 🙂

 

SSVD’ye ilişkin oldukça aydınlatıcı bir röportajı aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz:

http://www.dogumakademisi.com/makale/sezaryen-sonrasi-normal-dogum-mumkun-mu–cokerh&33

 

Bu da benim gibi SSVD taraftarı bir hamilenin aklından geçenler… Neredeyse benim kafamdaki cümleleri kurmuş o da. Hem de bu yazıyı 2009’da yazmış. İstediği gibi normal doğum yapamamış olmasına üzüldüm. Ama aklın yolu bir işte 🙂

http://yildiztozunungunlugu.blogspot.com.tr/2009/12/vbac-ya-da-ssvd.html

5 yorum

  • 4 aylik bir oglum var abd yasiyorum hamilelik oncesi dr sectim tanismak ve kontrol amaclj gittim hamilelikle ilgili konustuk 1 yil sure taniman gerek dedi kendine 2 ay sonra hamileydim ve tum hamileligim boyinca sezaryanjn s duymadim agzindan 40 +2 suyum geldi sanci yok hastaneye gittik suni sanci verdiler 20 saat suni bekledim sanciyi verdikten 1 saat sonra hemsireler gelip gidip epudural istermisin dediler cok yorulunca tamam dedim sonra uyumusum dinlendim uzun bi dogum surdu 3 saat itme push push kelimesini 3 saat s uydum esim artik alin sezaryana demesina ragmen sicacik oglumj kucagima verdi o sicakligi hic unutmicam koynuma koydu ebe temizlediler koynumda esim kesti kordonu bu arada annem ve kardesimde yanimdaydi dogumda dogumhane yok sanci cektiginjz odayi dogumhane yapiuolar cihazlari odaya getiriyolar .stresliydi ama cok sukur cok sukur ulkemdede boyle olsun dogumlar annelere bebek gibi baksinlar bedenjne guven dogurursun desinler o sicakligi anneler hissetsin

    • Zorlu bir sürecin ardından bile olsa insanın isteğine kavuşması ne güzel. Allah herkese en hayırlı doğumu nasib etsin.

Yorum Bırak