İpek Büyürken

Basit Düşünmek Hayatı Kolaylaştırır

Çok zor sandığınız gözünüzde büyüyen işlerin çok basit bir çözümle aslında kaçmaya değmediğini fark ettiğiniz oldu mu? Benim çok oluyor. İşte onlardan biri; İpek’İn merak günü…

İpek’in okulunda her gün bi’şey günü. Pazartesi oyuncak, salı kitap, çarşamba merak, perşembe atık, cuma puzzle/bilmece… Günlerin bu şekilde özelleştirilmesi İpek için motivasyon kaynağı oluyor. Sabahları biraz daha evde kalmak için mızıldandığı anda hemen o günün anlam ve önemini hatırlatıyorum:

– Aaa bugün kitap günü, hadi hangi kitabını götürmek istiyorsan çantana koyalım.

O anda yelkenler suya iniyor, istediği kitabı seçip güle oynaya kapıya yöneliyor. Bu anlamlı günlerden oyuncak, kitap, atık, puzzle’da sorun yok da merak günü beni biraz geriyordu. Çünkü çocukların merak ettikleri bir şeyi anne-babayla birlikte araştırıp, bunu kağıda döküp arkadaşlarına anlatmaları gerekli.

İşte o kağıda dökme bölümü beni gerdiği için okul açıldığından beri merak gününde bir şey götürememişti okula çocuğum. Çünkü olaya reklamcı kimliğimle yaklaşıp sanki müşteriye ilan hazırlar gibi profesyonel bir şey hazırlamam gerektiği hissine kapılmıştım. Ama İpek sürekli arkadaşlarının anlattığı dinazorlardan, nesli tükenen diğer hayvanlardan bahsediyordu. Merak ettiği bir şey olup olmadığını sordum balıklar dedi. O sırada eski çalıştığım ajanstaki kreatif direktör arkadaşımın kızı için hazırladığı kirpi balığı tanıtımı aklıma geldi. İpek’e gösterdim bayıldı. Şimdi sırada o çalışmanın çıkışını almak vardı. A3 boyutta fotoblok olması gerekiyordu. İki hafta boyunca ozalitçiye gitmeye vakit bulamayınca iki çarşamba daha boynu bükük gitti evladım.

Sonunda bu çarşamba “kirpi balığını götürecektim hani” diye ağlamaya başlayınca gel birlikte çizelim dedim. Çok sevindi. Ben balığın dış çizgilerini çizdim, altına birer satır yazı yazdım. İpek’e de anlattım. O da balıkları boyadı, sayfanın altına “denizin içindeki yeşil yaprakları” çizdi (biz kısaca yosun diyoruz :), sayfanın geri kalanını deniz olarak boyadı ve tam ortaya da kocaman bir imza çaktı. Merak günü posterimiz hazırdı. Hem de el emeği göz nuru. Mutlu mesut gitti okula. Ne yaptı nasıl anlattı bilmiyorum. Ama yaparken mutluydu, çantasına koyarken gururluydu. Benim için bu yeterli.

Uzun lafın kısası bazen hayatı kendi kendimize zorlaştırıyoruz. Daha basit düşünmek lazım. Ben ille tasarım programlarında bir şeyler çizmem lazım, fotobloka bastırmam lazım diye kendimi koşullamasaydım en az 1 ay önce İpek merak gününe eli boş gitmemeye başlardı. Oysa ki 10 dakikalık bir çizimle İpek mutlu oldu ben de üzerime gereksiz yük olarak aldığım sorumluluktan kurtulmuş oldum. Aslında bunu hayatımın başka alanlarında da yaptığımı fark ettim. Hayatı kolaylaştırmak lazım. Ne demişler “Less is more”. 🙂

İşte ilk “merak günü” posterimiz.

merak_gunu_derenden

 

5 yorum

Yorum Bırak