Faydalı Bilgiler

40’ınızı Uçurdunuz mu?

Eskiden yeni doğan bebeğin 40. günü çok özelmiş. Bebek 40 gün dışarı çıkarılmaz, 40. gün geldiğinde de özel bir ritüel uygulanırmış. Şimdi öyle değil tabii ki. Bebekler zaten hastanede doğuyorlar ve böylelikle en fazla iki gün sonra eve dönmek için dışarı çıkmış oluyorlar. Sonra 5. gün kontrolü, aşısı, 14. gün kontrolü, 1. ay kontrolü derken 40 gün dolana kadar gezmek için olmasa bile en az 3-4 kez dışarı çıkmış oluyor zaten. Ayrıca günümüz annesi 40 gün evde dayanabilir mi ayol. Misal ben. Selim 4 günlükken evde temizlik olduğu için kimyasal malzemelere maruz kalmasın diye evden kaçıp babaannesine giderek açılışı yaptıktan sonra her fırsatta soluğu dışarıda aldık. Gittiğimiz her evden de sanki 40’ında gitmişiz gibi yumurta, şeker, lokum, çorap vs. gibi hediyelerle eve döndük. Hep merak ederdim yumurta ne alaka diye ama hiç araştırmamıştım. Kısmet bu güneymiş. Az önce 40 uçurmayı araştırdığımda gördüm ki bu aslında gayet detaylı bir tören şeklinde yapılıyormuş. Bir kaç farklı ritüel şekli okudum. Onlardan birini aşağıda paylaşıyorum. Bu eski geleneği uygulamak isterseniz size yol göstersin madem. Gerçi bu kadar detaylı bir 40 uçurma yapan olur mu bilemedim. 🙂

Bu tören için, genellikle et, nohut, fasulye, pilav, hoşaf ve helvadan oluşan yemekler hazırlanırmış. Ailenin ekonomik durumuna göre dileyenler kurban da kesermiş. Kırk tane küçük taş, kırk adet değişik dağ çiçeği, bir gümüş takı ve bir altın yüzüğü bir kazan su içinde kaynatır, kaynatılan bu su ile çocuğu yıkarlarmış. Çocuğu yıkayacak kişi genellikle yakın akrabalardan sevilen biri olurmuş. Kazandan aldığı suyu çocuğun başına dökerken “Su aşağı, boyu yukarı olsun! Su gibi ömrü uzun olsun!” tarzında dilekte bulunurken, otuz dokuz kaşık suyu elindeki tasa boşaltır ve çocuğa dökermiş. Bazı yörelerde ise otuz dokuz tas su dökerlermiş. Kırkıncı kaşık veya tasta, kalan suyun tümü dökülürmüş, buna da ‘kırk çıkarma’ denirmiş. Çocuk yıkandıktan sonra ‘kırklık’ elbisesi giydirilirmiş. Bu elbise yeni olmalıymış. Bunun ardından sofralar kurulur yemekler yenir, çocuğa hediyeler takılırmış. Banyodan sonra bebek dışarı çıkarılarak aile büyüklerine götürülürmüş; buna da halk arasında ‘kırk uçurma’ denirmiş. Anneye her gittiği yerde sütünün bol olması dileğiyle önce yarım bardak su ikram edilirmiş. Ardından da yiyecek. Bebeği her görenin ona pamuk, yumurta, mendil, para gibi armağanlar vermesi adettenmiş.

Çocuğa gittiği evden hediye edilen gıda türü malzemelerin anlamı da şöyleymiş.

Un – Ömrü uzun olsun, saçları aklaşana kadar yaşasın diye
Şeker – Tatlı dilli olsun diye
Tuz – Evin tadı tuzu gibi ömrü iyi olsun diye
Pirinç – Bereket getirsin, ziyaret evinin bereketi geçsin diye
Yumurta – Sağlıklı olsun diye
Bozuk Para – Bol kazançlı olsun diye

40’ınız hayırlı olsun o zaman 🙂

Yorum Bırak